www.sansuresansur.org

« Bir Önceki Vızıldanma | Bir Sonraki Vızıldanma»

2/3/2009

Taşındım!!



Duyduk duymadık demeyin Aslifesli pılını prtısını toplayıp blogspota taşındı!!

Yeni adresim şu hadi tıklayın..

İşin Aslı Ne? Bir Bilen Olsa...

26/2/2009

Ortaya Karışık

Yazmak istediğim bir dolu şey var ama aklımı toplayıp hepsi hakkında uzun uzun yazacak kadar vaktim yok o yüzden ortaya  aklıma ne gelirse döktürdüğüm karışık bir post söylüyorum...en azından içimde kalmasın..

* Geçenlerde Hürriyet'in ana sayfasında "İ..." Melih Gökçek'in web sitesinin yanar döner reklamına gözüm takıldı.(istemeyerekte olsa dayanamayarak sayfayı tıkladım ve 5 mega proje neymiş baktım(hayvanat bahçes, fuar alanı, din turizmi ,kale projesi falan fişmekan..ulan kızım Aslı sana ne İ.G nin projelerinden ayrıca  sen şu an İstanbul yaşıyorsun demeyin  merak ederim ben vee 8-9 senelik Ankara geçmişimişi bir çırpıda silmemi bekleyemezsiniz.. İ.G  (İ'nin açılımını bilmeyen yok sanırım??)nin 5 mega projesiiiii..Orlando da Paris te Hong Kong ta ve Tokyo da var!!Ve beni seçerseniz Ankara'da da olacak diyor İ.G..Bravo doğru bildiniz Disneyland..Doğrusu bu şimdiye kadar duyduğum en janjanlı ve komik seçim vaadi..Tarhan Erdem'in Hürriyet için yaptığı araştırmaya göre Yetişkin nüfusun içinde 15-34 yaş arası grubun oranı % 45.. Kemal Kılıçdaroğlu da websitesinin giriş yazısında Değerli İstanbullular , Değerli Gençler diye hitap etmiş...Siyasilerin bu vaatlerinin  ve gençlere seslenmesinin sebebini çok daha iyi açıklıyor sanırım bu %45..Bu arada Kemal Kılıçdaroğlunun İstanbul Aşkımız diye başlattığı seçim kapmyasından sonra web sitesinde türlü türlü  projeler görmeyi bekliyordum ama çok detaylı incelemediğimi itiraf etmekle birlikte İstanbul için hazrılanış yeni proje göremedim doğrusu..eğer vardı da ben göremediysem bu siteye bir çeki düzen verilmesi gerekiyor diye düşünüyorum..

* Pazartesi Salı iş için İzmir deydim..İzmir buz gb soğuktu ve toplantım 9 bucuğa kadar sürdü bu sebeple hayalini kurduğum Alsancak gezimi gerçekleştiremedim.. 3 yaşımdan 10 yaşıma kadar İzmir de yaşadım her İzmir'e gidişimde Kordon'un eski halini arıyor gözlerim..ama sanıyorum İzmirliler bu yeni halinden gayet memnunlar..bu arada İzmirliler kızmasın ama İzmirde maganda nüfusu inanılmaz artmış..Alsancak'ın göbeğindeki otelimden bir sokak öteye yürümek bu kadar gerici olmamalıydı!!

*  Ve günün ilk geyik konusu yağmurlu havada şemsiye taşıma adabı..bunu bayağ önce yazmak istiyodum ama kısmet olmadı..Bence şemsiye poşetlerinin içinde Türk insanı için  birer de şemsiye kullanma klavuzu  olmalı..Şemşiyenizi boş bir alanda açınız..rüzgarlı havada şemsiye açmayınız..şemsiyenizin boyu 50 cm den uzunsa kolunuzun altına yerleştirip yürümeyiniz , Frank Sinatra pozlarında şemsiyenizi sallamayınız arkadan gelen bir garibin yüzüne gözüne orasına burasına isabet edebilir..ıslak şemsiyenizi mekan için sallayıp sularından arındırmaya çalışmayınız ..vs  vs..Lütfen bu saydıklarıma dikkat edelim de yağmurlu günlerde sokakta yürümek işkence olmasın..

*Günün ikinci geyiği..açık büfe yemekte hangisi daha çirkin bir harekettir?Aç gözlüce yiyeceğinin on misli yemek alıp yarısını yiyememek tabakta bırakıp çöpe gitmesine göz yummak mı? (Kalanların çöpe gitmediğini varsayarsak) Yoksa yine yiyeceğinin on misli yemek alıp hepsini hazımsızlık çekmek uğruna mideye indirmek mi?

*ve günün aslifesli özlü vızıltısı " Zeki insanla aptal insan aynı işi yapıyorsa bu ya zeki insanıjn tembelliğinden ya da aptal insanın şansın kaynaklanır" bunu bu sabah düşündüm  neyin üzerine hiç sormayın:)

Ve Merail için bir not..blogspot accountum hazır çok yakında geçiş planlamaktayım ..yorum yazma konusunda haklısın ama ben yinede yorumlarını bekliyorum:)

sevgiler,


25/2/2009

Yüzleşmemiz gereken gerçekler Part 1

İnsanın en kontrolsüz ve de savunmasız  olduğu zaman uykusu ...Uykusunda konuşan, çığlık atan, yürüyen, gezen ve karanlıkta uyuyamayan arıza birisi olarak (ışıkta uyuyan insanların kansere yakalanma riskleri daha fazlaymış bunu öğrendiğimden beri ayrı huzursuzum) Allah ileride benimle yaşayacak insana sabır versin diyorum..

20/2/2009

İmkansız Periler..




Efendim ara ara tekrarladığım gibi  blogumun bir sosyal sorumluluk platformu olmak gibi bir misyonu yok  ama geçenlerde Fikrimühimden gelen maile kayıtsız kalamadım..ve Aslifesli'nin Peri Masalına ara verip (Zaten  masalın başındayız ve hala masal kahramanımıza bir isim bulabilmiş değiliz ) biraz  "İmkansız Periler"den vızıldanmaya karar verdim..

METRO Group Türkiye Temsilcilik Ofisi çalışanları ,METRO Group'un Milliyet Gazetesi ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile işbirliği içinde yürüttüğü “METRO Group’un Çağdaş Kızları Projesi”nde  eğitim masrafları üstlenilen 1.000 kız öğrencinin hayat öykülerini   belgesel haline getirmişler.

Bu kız çocuklarının hayatını  20 gün gibi bir sürede ve 10 il gezerek belgesel film olarak hazırlayan ekip, bu minik fidanların hayallerini “İmkansız Periler” adlı bir kitapla bizlere duyurmak istemişler.. 

Kar amacı gütmeden satışa çıkarılan bu kitapların geliri yine kız çocuklarının eğitimi için oluşturulan İmkansız Periler fonuna yatırılacakmış..

“İmkansız Periler” kitabı tüm Real ve Metro Toptancı Market mağazalarında D&R’ın online satış sitesi olan www.dr.com.tr adresinden de internet yoluyla satın alınabiliyormuş...(ben yarın d&r dan almayı düşünüyorum henüz almadım efendim)

İşte size Türkiyem de kadın olma gerçekleri( Kaynak AA)

"Eğitim düzeyine göre iş gücüne katılım oranı, yüksek öğretim mezunu kadınlarda yüzde 70, lise altı eğitimlilerde ise yüzde 22 olarak gerçekleşiyor"

Karar alma mekanizmalarında kadın yönetici oranı Türkiye'de yüzde 6 iken, bu oran ABD'de yüzde 46, Rusya'da yüzde 39, Almanya'da yüzde 36, İngiltere'de yüzde 33, İtalya'da yüzde 29, Yunanistan'da yüzde 26. Parlamentoya katılım oranı ise Türkiye'de yüzde 9, İsveç'te yüzde 47, İspanya'da yüzde 36, Almanya'da yüzde 32, İngiltere'de yüzde 20, ABD'de yüzde 16, Yunanistan'da yüzde 14.

Köyden kente göçün yoğun olarak yaşandığı Türkiye'de, köyde iş gücünde yer alan kadın, kentte yeterli eğitim ve mesleki beceriye sahip olmadığı için kent iş gücü piyasasına giremiyor. İş gücüne katılmayan 100 kadından 63'ü neden olarak ''ev kadını'' olmalarını gösteriyor. Gelir azlığı nedeniyle çalışmak zorunda olanlar ise sosyal güvencesiz düşük statülü-gelirli işlerde istihdam ediliyor.
Ev ve iş yaşamını uzlaştırma konusunda sorun yaşayan kadınlar, çalışma yaşamlarını kısa sürede bitiriyor ya da kariyerde yükselme doğrultusunda tüm potansiyelini ortaya koyamıyor. Çocuk, yaşlı ve hasta bakımı gibi yükümlülüklerle de baş etmek durumunda kalan kadın, kreş, gündüz bakımevi gibi sosyal destek kurumlarının da yeterli sayıda olmaması nedeniyle sıkıntı yaşıyor.
Kadınların yüzde 39'u ''yemeği yakma'', ''kocasına karşılık verme'', ''parayı lüzumsuz yere harcama'', ''çocukların bakımını ihmal etme'' ve ''cinsel münasebette bulunmayı reddetme''yi erkeklerin kadınları dövmesi için haklı bir neden olarak görüyor

Okur yazar olmayanların % 75 ini kadınların oluşturduğu..her 5 kadından birinin okuma yazma bilmediği..okuma yazma bilen kadınların %21,5'i nin herhangi bir eğitim kurumundan mezun olmadığı, yüzde 37,2'sinin ilkokul, yüzde 7,4'ünün ortaokul , yüzde 10,6'sının lise ve sadece yüzde 3,9'unun yüksek okul mezunu olduğu, ve olması gerekenin aksine bir sonraki jenerasyonun bir öncekinden daha geriye gittiği enteresan ülkemde birşeyleri değiştirmek için kıllarını kıpırdatamayan bizler bu imkansız perilere ışık tutarak bu ülkenin geleceğine ufak bir katkıda bulunabilir ya da en azından onları hayatla biraz daha barıştırabilir ..masalın onlar için de devam etmesine katkıda bulunabiliriz.

Ne dersiniz?

17/2/2009

Aslifesli's Fairy Tale Episode 1-Version 2



Ve kahramanınız Aslifesli  sonunda kuleyle irtibatını kaybetmiştir....o kadar yükselmiştirki artık ondan sinyal alınamamaktadır...Zaten Aslifeslinin inişe geçmek gibi bir isteği de yoktur..ve halinden çok çok çok çok mutludur...(olası bir kazadan hayatta kalmasının mümkün olmadığını bilmekle birlikte  mutludur işin garip yani... risk ne kadar büyük olursa olsun yüksekliğin verdiği hazdan vazgeçememektedir)

Derken Aslifesli artık uçağı kendisinin kullanmadığını fark eder.. (hoppalaa demeyin bu bir masal) çünkü Aslifesli pilot değil co-pilottur artık.. .kendini ve tüm mürettebatı yeni bir pilota teslim etmiştir..bu yeni pilot en az onun kadar  kontrolsüz uçmaktadır..ama uçurmak konusunda kesinlikle Aslifesliden daha başarılıdır..

V e masalda  Aslifesli artık  yalnız değildir ..Karalama Defterim'in ikinci bir kahramanı daha  olmuştur..Bu masal kahramanın kimliği uçuş devam ettiği sürece  sonraki bölümlerde yavaş yavaş ortaya çıkacaktır...

Bu yeni kahraman Aslifesliye prozac etkisi yapmaktadır...Aslifesli yükseklik sarhoşu olmuş bir şekilde  sürekli gülümsemektedir...Masal yeni başlamıştır ve büyük bir hızla devam etmektedir..

to be continued..

Ben Küçükken..


Balerin olmak isterdim..


Motto
"Kör cehalet çirkefleştirir insanları.
Suskunluğum asaletimdendir.
Her lafa verecek bir cevabım var.
Lakin bir lafa bakarım laf mı diye,
Birde söyleyene bakarım adam mı diye"
Mevlana

www.flickr.com
aslifesli's items Go to aslifesli's photostream

Seç Beğen Oku

Blogcu.com Arkadaşlarım



Blogcu ile yapıldı

Zühtü aslında bir zürafaydı!!
Neil Simon Theatre
Superbowl tickets Indians tickets

Main Type
Overall Self
Take Free Enneagram Personality Test