15/1/2009
İyi ki doğdun Nazım..

"Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
Ölürsem kurtuluştan önce yani,
Alıp götürün
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni.
Hasan beyin vurdurduğu Irgat Osman yatsın bir yanımda
Ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
Kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda.
Traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın,
Seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
Tarlalar orta malı, kanallarda su
Ne kuraklık, ne jandarma korkusu.
Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
Toprağın altında yatar upuzun,
Çürür kara dallar gibi ölüler,
Toprağın altında sağır, kör, dilsiz.
Ama bu türküleri söylemişim ben daha onlar düzülmeden,
Duymuşum yanık benzin kokusunu
Traktörlerin resmi bile çizilmeden.
Benim sessiz komşulara gelince,
Şehit Ayşe'yle ırgat Osman
Çektiler büyük hasreti sağlıklarında
Belki de farkında bile olmadan yoldaşlar,
ölürsem o günden önce yani,
-öyle gibi de görünüyor-
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
Ve de uyarına gelirse,
Tepemde bir de çınar olursa
Taş maş da istemez hani..."
Tesadüfen öğrendim ki bugün Nazım Hikmet'in doğumgünüymüş..(ek bilgi ;aslında esas doğumgünü 20 Kasım 1901 miş fakat sene kaybetmemesi için ailesi nüfusa kaydını 15 Ocak 1902 de yaptırmışlar..)günlerdir televizyonda ve gazetelerde tekrar vatandaşlığa kabulü sebebiyle çıkan haklı tantanıyı izliyorum..12 Sene haksız yere cezaevinde yatan çıkıncada çürük raporu olduğu halde askere alınma isteğiyle karşılasınca öldürleceğinden endişelenip Sovyetler Birliğine kaçmak durumunda kalan bunun üzerine DP tarafından vatandaşlıktan çıkarılan büyük usta ölümünden 45 sene sonra vatandaşlığa buyur ediliyor RTE ve AKP hükümeti tarafından..ve AKP İzmir İl Teşkilatı gazeteye ilanı yapıştırıveriyor efendim yorumsuz aktarıyorum "Bizim çınarlı bir tepemiz var Nazım. Yargılandın. Hapis yattın. En kötüsü hiç anlaşılmadın. Sana Anadolu’da bir çınarın gölgesi bile yasaklandı. Özgürlük tutkunu İzmir, 6 Ocak’ta 50 yıldır beklediği haberle çalkalandı. Bakanlar Kurulu, aldığı kararla sana vatandaşlık hakkını, bize seninle vatandaş olma onurunu iade etti. Karara katkısı olanlara şükranlarımızı sunarız. Şimdi sıra mezarında. Bizim çınarlı bir tepemiz var Nazım." Bu tutum karşısında gülelim mi ağlayalım mı karar veremedim..Nazım'ın vasiyeti belli ama ailesi mezara zarar gelebileceği korkusuyla buna sıcak bakmıyorlar. Bir soru; dünyaca itibar gören saygıyla anılan bir edebiyatçının herşeyden önce iflah olmaz vatanseverin haklarını ölümünden 45 sene sonra iade etmiş edebilmiş bir zihniyet bu üstadın naaşına gereken ihtimamı gösterebilecek mi dersiniz? Cevap; Sanmıyorum..Sivil darbe çalışmalarının yankısını azaltmak, oy toplamak için Nazım Hikmet'i bile kullanmaktan geri durmayan zihniyeti şiddetle kınıyorum.. Bugünkü umutsuz postumu sevdiğim ve herkesin bildiğini tahmin ettiğim Nazım mısralarıyla bitiriyorum..
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum
Nazım Hikmet Ran


0 yorum yazılmıştır