26/4/2008
Vızıl vızıl
-kitap okumak
-miskin miskin tv karşısında yuvarlanmak bir yandanda abur cubur ne varsa mideye indirmek
-tabii bu iki eylem arasında sürekli surette Cekinin tacizleri ve ısrarcı oyun oynama girişimleriyle başa çıkmaya çalışmak..kah top atmaca kah kovalamaç oynamak..kapının önüne gidip viyk viyk yaptığında da paltoyu geçirip dışarı çıkıp bu sevimsiz havada Ceki hanımın ihtiyaç gidermek için kendine uygun bir köşe bulmasını beklemek , ayrıcaa muayyen günlerinde olan kızımı karşı cinsin saldırılarından korumaya çalışmak..

Çarşamba günlerinin tatil olması ne güzel bir şeymiş..Hafta nasıl bitti hiiiç anlamadım.. sabah 8 akşam 5 çalışan herkes gibi (ya da herkesi kendim gibi sanarak) bende çalışma günlerinin haftada 4 ‘e indirilmesi taraftarıyım:)

Sıcaklıkların bu ani düşüşünün tam da yazlıklarımı çıkartıp kışlıklarımı kaldırdığım günlere gelmesi ne de güzel oldu.. ne giysem diye kıvranıp altı kaval üstü şişhane(ya da seshane) denebilcek kombinasyonlarla evden kendimi atmaya başladım..yazlıklarımı çıkarırken farkettimki 3 ay boyunca hergün farklı bir kombinasyon giyebilecek kadar çok kıyafetim var(ama ben ne yapıyorum..bütün sezon boyunca döndürüp dolaştırıp sürekli aynı beş parça kıyafeti giyiyorum)..Sevgi ile yazlıklarımı yerleştirmeye çalışırken kıyafetler çekmecelere dolapları sığmayınca resmen kendimden utandım...annem feryatlarda “kızım her beğendiğin şeye sahip olmak zorunda değilsin!!” bu sefer sesimi çıkartamadım anne haklı..çoğu zaman dolabımın karmaşası içerisinde sahip olduğum şeyleri unutup cok benzerlerini tekrar alıp eve geliyor pek benzer eskini görünce mini sinir krizleri geçiriyorum ve her defasında artık düzenli ve tutumlu olacağım diye kendime sözler versemde bunların ömrü maalesef 1-2 haftayı geçemiyor.. ve bu arada dolapta derileri setleşmiş kurumuş sandaletlerim bana sezonun ilk çilesini yaşatıılar geçen haftasonu..ayaklarımda ki yaralar hala iyileşmedi ve inanılmaz çirkin görünüyorlar!!umuyorum ki havalar tekrar ısınana kadar bu itici yaralar iyileşir..
Vee Cuma günü Hollanda vizeme kavuştum..15 Mayıs için geri sayım başladı..Acaba diyorum hazır 3 aylık vize almışken ara vermeden kısa bir seyahat daha mı planlasam..önce birilerini kandırmak gerek...bu konuya tekrar değinceğim..

Bu arada iş yerinde third partylerle iletişim için takip edilecek bir guideline var mıdır, 3rd party iş arkadaşından arkadaş olur mu olursa nasıl olur diye diye bir dizi soru aklımı kemirmeye başladı? Aslı ve intimacy sorunsalı yeni bir boyut kazandı efendim..

Havalar yeniden ısınsın askılı bluzlerim, çiçekli elbiselerimi, parmak arası terliklerimi giyip püfür püfür yaz akşamlarında o konserden bu festivale koşturasım var...(bu yaz beni en cok heyecanlandıran konser Bjork konseri 3 Ağustosta İstanbulda olursam kesinlikle kaçırmak niyetinde değilim)Brezilya modeli bikinimle güneşin altında haşlanıp buz gibi sularda coslayarak serinleyesim var(ki bu yaz geçen sene haksız bulduğum bu brezilya modeli benzetmesini kabullenmek durumda kalacağım korkarım sebebi malum ama daha yaza iki ay var paniğe gerek yok, sakin ve serin kanlı davranmakta fayda var), mojito bardağında nane olasım bile var...yaz burnumda tütüyor..kızlarımla çeşmenin bodrumun tozunu attıracağımız günleri dört gözle bekliyorum...


Konu: Amsterdam
15-19 Mayıs arası Amsterdam da olacağız bir grup arkadaşımla denk gelir de görüşebilirsek bende çok sevinirim...
Bağlantı »
Konu: 15 mayıs hollanda
aslifesli 15 mayısta hollandaya mı geliyorsun? Ben de Türkiyeye dönmeden o civarlara gezi düşünüyorum. Planlarından bahsedersen, belki buluşabiliriz bile.
sevgiler
si-men
Bağlantı »